Önce Mahir’i çıkardı kafesten. Öptü uzun uzun kenesetinden 1,
okşadı ve açık pencereden özgürlüğe salıverdi. Gözden kaybolana kadar
izledi ardından. Sonra da İbo’yu aldı usulca. Zamansız tüy dökümüne
girmişti nedense, üşüyebileceği geçti aklından ama alnını defalarca
öptükten sonra onu da bıraktı. İbo, Mahir’ in aksine karşı binanın
çatısına kondu önce. Minicik kafasını sağa sola çevirdi. Sanki hangi
yöne gideceğine karar verememiş gibiydi. Bir süre sonra, ne sağa ne
sola, Mahir gibi gökyüzüne doğru kanat çırpmaya başladı. Onu da gözden
kaybolana kadar izledi.
Hazırdı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder